önemsiz biri...
3 Takipçi | 1 Takip
29 02 2008

mehmetçik

Devamı

23 02 2008

gülüm :)

Devamı

23 02 2008

kelebeğim :)

Devamı

23 02 2008

candedim...

Devamı

12 02 2008

duanın gücü...

  YÜZÜNDEKİ ÇÖKMÜŞ ifadeyle bakkal dükkanından içeriye doğru yürüdü. Kılık kıyafetinden fakir olduğu çok kolay anlaşılıyordu kadının. Bakkalın sahibine mahcup bir şekilde yanaşarak veresiye birkaç şey alıp alamayacağını sordu. Yumuşakça kocasının hasta olup çalışamadığını, yedi çocukları olduğunu ve yiyeceğe ihtiyaçları olduklarını anlattı adama. Bakkalın sahibi ,kadına küçümseyici bir bakış attı ve dükkanından hemen ayrılmasını istedi. Kadın mahçup ve düşünceli olarak: “Lütfen , size parayı en kısa zamanda ödeyeceğim” dedi. Bakkalsa kadına veresiye olarak birşey veremeyeceğini söyledi yeniden. Bu arada, kasanın yanındaki bir müşteri konuşulanlara kulak misafiri olmuştu. Adam bakkala yaklaşarak kadının aldıklarının parasını ödeyeceğini söyledi yavaşça. Bakkal isteksiz bir şekilde kadına sordu. “Elinde alacaklarının listesi var mı?” Kadın “Evet, ” diye cevapladı. “Pekala, listeni şurdaki teraziye koy, listen ne kadar ağır gelirse ben de sana o kadar mal vereceğim.” dedi gülerek. Kadın kafasını eğip bir an duraksadı, daha sonra cüzdanına uzanıp bir kağıt parçası çıkardı ve üzerine birşeyler karaladı. Sonra kafası yine eğik bir vaziyette kağıdı terazinin bir kesesine bıraktı. Terazinin kesesi hızlıca masaya değene kadar aşağı indi. Bakkal ve müşteri gözlerine inanamıyorlardı. Bakkal sahibi gözleri teraziye dikilmiş kalmıştı. Yavaşça müşteriye döndü “Buna inanamıyorum!” Müşteri gülümsedi ve bakkal terazinin diğer kesesine yiyecekleri doldurmaya başladı. Ancak ne kadar doldursa da terazi dengelenmiyordu, en sonunda terazi daha fazla eşya alamayacak kadar doldu. Bakkal son derece hoşnutsuz bir şekilde ve hayret içerisinde kalakalmıştı. Sonunda, terazideki kağıdı aldı merakla ve üstündeki yazıyı büyük bir şaşkınlıkla okudu. Elindeki bir liste değildi ve üzerinde şöyle yazıyordu: “Allah’ ım, sen ihtiyaçlarımı bilen ve karşılayacak olansın. Bunu sana havale ediyorum.” Bakkal terazideki yiye... Devamı

02 02 2008

kırık testi‏

Çin'de bir adam, her gün boynuna dayadığı kalın sopanın iki ucuna astığı testilerle dereden su taşırmış evine.. Bu testilerden birinin yan kısmında çatlak varmış... Diğeri ise hiç kusursuz ve çatlaksızmış ve her seferinde bu kusursuz testi adamın doldurduğu suyun tümünü taşır, ulaştırırmış eve. Ama her zaman boynunda taşıdığı testilerden çatlak olanı eve yarım; diğeri dolu olarak varırmış iki sene her gün bu şekilde geçmiş.Adam her iki testiyi suyla doldururmuş ama evine vardığında sadece 1,5 testi su kalırmış... Tabi ki kusursuz, çatlaksız testi vazifesini mükemmel yaptığı için çok gururlanıyormuş. Fakat zavallı çatlak olan kusurlu testi, çok utanıyormuş. Doldurulan suyun sadece yarısını eve ulaştırabildiği için de çok üzülüyormuş. İki yılın sonunda bir gün, görevini yapamadığını düşünen çatlak testi, ırmak kenarında adama şöyle demiş:"Kendimden utanıyorum. Şu yanımdaki çatlak nedeniyle, sular eve gidene kadar akıp gidiyor.." Adam gülümseyerek dönmüş testiye; "Göremedin mi? Yolun senin tarafında olan kısmı çiçeklerle dolu. Fakat kusursuz testinin tarafında hiç yok. Çünkü ben başından beri senin kusurunu, çatlaklığını biliyordum. Senin tarafına çiçek tohumları ektim.. Ve hergün o yolda ben su taşırken, sen onları suladın. 2 senedir o güzel çiçekleri toplayıp, masamı süslüyorum. Sen kusursuz olsaydın, o çatlağın olmasaydı evime böyle güzellik ve zarafet veremeyecektim" diye cevap vermiş.Aslında hepimiz birer çatlak testiyiz Her birimizin kendine has kusurları vardır.Fakat sahip olduğumuz bu kusurlar ve çatlaklardır hayatlarımızı ilginç yapan, mükâfatlandıran, renklendiren.Etrafındaki her kişiyi, oldukları gibi kabullen. Onlardaki kusurları değil, içlerindeki güzellikleri gör...    ... Devamı

02 02 2008

gelirim ey dost...

  Gelirim ey dost; ayaklarım kanasa da dikenlerden, Dar kafeslerden kurtulup, kırıp zincirlerimi yine Sana gelirim. Gelmesem Sana, Sensizlikten yok olurum. Yolunda ölmek icin, Seni ararken, Sende tükenmek icin gelirim. Keske hep askınla oturup askınla kalksam Ruhlar gibi yükselip de ufkunda dolassam Bir yolunu bulup gönlünden içeri aksam Keşke hep aşkınla oturup aşkınla kalksam. ' Aşkının odunda pervaneler gibi can verip yansam. Kalbini nasil yarıp arındırdıysa melekler, Ben de Seni rehber edinip kirlerimden arınsam. Rabbim'e giden yolda dünyadan firar etsem, Merhametinin gölgesine sığınsam. Ürkek ceylan misali yanına sokulsam. Ve yalnış efendilere köle olmaktan ebediyen kurtulsam. Keske hep aşkınla oturup, aşkınla kalksam.. Beni de cağırır mı çağları delen sesin? Bir dua sonrası ay yüzünle yüzüme bakıp, "Günahkar olsan da gel!" der misin? icimdeki sancının adı nedir, Efendim? Nedir beni bu zamansız mekânsiz hasrete ceken, Bu yüregimdeki agırlık. Sadık dostun Ebu Bekir, öfkeye galip gelen Hz Ömer, edep tacını giyen Hz Osman, sırrını emanet ettigin ilim kapısı Hz Ali hürmetine, Beni de kucakla şefaatinle. Nerededir gönlüne akan yol? Sana vuslatın şartı can mıdır söyle? Kurban olsun canim Senin yoluna, Vuslatına ferman gönder Efendim. Ah Efendim, andım yine Seni her sey yâdımdan silindi. Can MuhammedGelir misin rüyama bir kez göreyim cemalini Engelliyor günahlarım gül yüzünü görmeyi Arzum ahirette cennete seninle girmeyi Ne olur biraz gül bana Resul-ü Kibriya Ne olur ümmetinden eyle Muhammed Mustafa Bilir misin ey sevgili? Sen Cenneti istemesen de Cennet seni istermis Sen Cenneti özlemesen de, Cennet seni özlermis, Sensiz Cennet hiçbir şeye benzemezmiş..Bu yüzden kişi Cennette Sevdigiyle berabermiş...... Devamı

31 12 2007

...

Devamı