MERHABA YENİ GÜN....

Kasım 31, 2007 - işte gidiyorum...

Kategori: karma

Netlog'da candedim resmi

Bağlantı

Ekim 21, 2007 - güzel bir hikaye...

Kategori: karma

Evli
olanlara, evlenmeyi düşünenlere İngilterede geçen güzel bir
hikaye
Yaşlı bir bey, sabah erken evinden çıkmış, yolda
ilerlerken, bir
bisikletlinin kendisine çarpması ile yere yuvarlanmış ve hafif
yaralanmış.
Sokaktan geçenler yaşlı beyi hemen en yakın sağlık birimine
ulaştırmışlar.
Hemşireler, adamcağızın yarasına pansuman yapmışlar, ama biraz
Beklemesini ve röntgen çekerek her hangi bir kırık veya çatlak olup
olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.
Yaşlı bey huzursuzlanmış, acelesi olduğunu istemediğini
söylemiş.
Hemşireler merakla acelesinin sebebini sormuş.
Adamcağız da karım huzur
evinde kalıyor her sabah onunla kahvaltı etmeye giderim, geç kalmak
istemiyorum demiş.
Karınızın, siz gecikince merak edeceğini düşünüyorsunuz
herhalde demiş hemşire.
Adam üzgün bir ifade ile ne yazık ki karım Alzheimer
hastası ve benim kim olduğumu bilmiyor demiş.
Hemşireler hayretle madem
sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için
koşuşturuyorsunuz demişler.
Adam buruk bir sesle ama ben onun kim
olduğunu biliyorum demiş.

Bağlantı

Ekim 21, 2007 - İçimizdeki Gül

Kategori: karma

 

Adamin birisi bir gul dikmis, sabirla ve inancla sulamis ve acmadan
once incelemis.
 
Acmak uzere olan tomurcugu gormus ama sapinin uzerindeki dikenleri
farketmis ve "bu kadar guzel bir cicek nasil bu kadar sivri dikenlerle dolu
olabilir?" diye dusunmus. Bu dusunceyle uzgun, gulu sulamayi ihmal
etmis ve gul tam acacakken ölmüş.
 
Pek cok insan da boyledir. Her ruhta bir gul vardir.
Tanri benzeri nitelikler bize dogum sirasinda ekilir
ve dikenlerimize veya hatalarimiza ragmen büyür.
Pek cogumuz kendimize bakar ve sadece dikenleri ve hatalari goruruz.
 
Kendimizden guzel birsey cikamayacagini dusunup umutsuzluga kapiliriz.
Icimizdeki guzeli sulamayi unuturuz ve eninde sonunda o ölüp gider. Hic
bir zaman potansiyelimizi farketmeyiz.
 
Bazilari kendi iclerindeki gülü gormezler; birilerinin onlara gostermesi gerekir.
Bir insanin sahip olabilecegi en buyuk hediyelerden birisi bir baskasinin
dikenlerini asip ona ulasabilmek ve iclerindeki gulu bulmaktir.
 
Sevginin karakteristik ozelliklerdinden birisi de budur…
bir insana bakmak, hatalarini bilmek ve onu hayatiniza kabul etmek….
ve sonrasindaki surecte ruhlarinin asaletini farketmek.
Baskalarina hatalarinin ustesinden gelebileceklerini farketmeleri icin yardim edin.
Onlara iclerindeki "gul"u gosterebilirsek, dikenlerini asabilirler.
Sadece o zaman cok daha fazla acabilirler
Bağlantı

Ekim 8, 2007 - çok hoş...

Kategori: karma

Bağlantı

Ekim 7, 2007 - KAPI...

Kategori: karma

ONSEKİZİNCİ YÜZYIL İNGİLTERE’SİNİN ünlü ressamlarından William HolmanHunt’ın bir tablosu Londra Kraliyet Akademisinde sergileniyordu. Bir bahçeyi tasvir eden bu tablosuna, Hunt “Kâinatın Işığı” adını vermişti. Tablo geceleyin elindeki fenerle bir bahçede duran bilge görünümlü bir adamı resmediyorduAdam serbest kalan eliyle bir kapıya vuruyor ve içeriden bir cevap bekler halde duruyordu. Tabloyu inceleyen sanat eleştirmenlerinden biri:
“Güzel bir tablo doğrusu” demişti Hunt’a.
“Ama anlamını bir türlü kavrayamadım. Adamın vurduğu kapı hiç açılmayacak mı? Kapıya tokmak takmayı unutmuşsunuz da…” Ressam Hunt bilge bir edayla gülümsedi. Tam da bu soruyu bekler gibiydi:
“Adamalelâde bir kapıya vurmuyor” dedi.
“Bahçedeki bu kapı, insanın kalbini temsil ediyor. Ancak içeriden açılabildiği için de, kalbin dışarıdan tokmağa ihtiyacı yoktur.”

 

Bağlantı

Ekim 5, 2007 - uğur böceği

Kategori: karma


 
 
 
 
 
 
 
 
Bağlantı

Ekim 5, 2007 - Hayallerinizden "SIFIR" ALDINIZ MI HİÇ?

Kategori: karma

            Öğretmeni 7. sınıftaki öğrencilerinden büyüdüğü zaman ne olmak ve yapmak istediği konusunda bir kompozisyon yazmasını istedi...

         Çocuk bütün gece oturup günün birinde at çiftliğine sahip olmayı hedeflediğini anlatan yedi sayfalık bir kompozisyon yazdı.

         Hayalini en ince ayrıntılarıyla anlattı. Hatta hayalindeki 200 dönümlük çiftliğin krokisini de çizdi. Binaların, ahırların ve koşu yollarının yerlerini gösterdi. Krokiye, 200 dönümlük arazinin üzerine oturacak 1000 metrekarelik evin ayrıntılı planını da ekledi.

         Ertesi gün öğretmenine sunduğu yedi sayfalık ödev, tam olarak kalbinin sesiydi.

         İki gün sonra ödevi geri aldı. Kağıdın üzerinde kırmızı kalemle yazılmış kocaman bir "0" ve "Dersten sonra beni gör" uyarısı vardı.

         "Neden sıfır aldım?" diye merakla sordu öğretmenine çocuk...

         "Bu senin yaşında bir çocuk için gerçekçi olmayan bir hayal" dedi, öğretmeni. "Paran yok. Fakir bir aileden geliyorsun. At çiftliği kurmak büyük para  ve arazi gerektirir..Çok sayıda hayvanlar da alman gerekiyor. Bunu başarman olanaksız" dedi ve ekledi:

         "Eğer ödevini gerçekçi hedefler belirledikten sonra yeniden yazarsan, o zaman notunu yeniden gözden geçiririm."

        Çocuk evine döndü ve uzun uzun düşündü. Babasına danıştı.

 "Kızım" dedi babası "Bu konuda kararını kendin vermelisin. Bu senin hayatın için oldukça önemli bir seçim."

       Çocuk bir hafta kadar düşündükten sonra ödevini, hiçbir değişiklik yapmadan geri götürdü          öğretmenine...

                                "Siz verdiğiniz notu değiştirmeyin" dedi...  "Ben de hayallerimi..."

Bağlantı

Ekim 5, 2007 - Bir Kelebeğin Hikayesi

Kategori: karma

 

Netlog'da lahormavi resmi

Bir gün, kırlarda gezintiye çıkan bir adam, kenara oturduğu otlardan birinin dalında, küçük bir kozanın varlığını fark etti. Koza ha açıldı ha açılacak gibiydi.

Adam , bunun bir kelebek kozası olduğunu tahmin ediyordu. Böyle bir fırsat bir daha ele geçmez diye düşündü; ve bir kelebeğin dünya yüzü gördüğü ilk dakikalara şahit olmak istedi.

Dakikalar dakikaları kovaladı , saatler geçmeye başladı , ama henüz kelebeğin küçük bedeni o delikten çıkmadı. Sanki , kelebeğin dışarı çıkmak için çaba harcamaktan vazgeçmiş olabileceğini düşündü.

Sanki kelebek elinden gelen her şeyi yapmış da , artık yapabileceği bir şey kalmamış gibi geldi ona. Bu yüzden , kelebeğe yardımcı olmaya karar verdi: cebindeki küçük çakıyı çıkarıp kozadaki deliği bir cerrah titizliğiyle büyütmeye başladı.

Böylece , bir-iki dakika içinde kelebek kolayca dışarı çıkıverdi. Fakat bedeni kuru ve küçücük , kanatları buruş buruştu. Adam kelebeği izlemeye devam etti; çünkü kanatlarının her an açılıp genişleyeceğini ve narin bedenini taşıyacak kadar güçleneceğini umuyordu.

Ama bunlardan hiçbiri olmadı. Kelebek , hayatinin geri kalanını , kurumuş bir beden ve buruşmuş kanatlarla yerde sürünerek geçirdi. Ne kadar denese de , asla uçamadı.

Adamın bütün iyi niyetine ve yardımseverliğine rağmen anlayamadığı şey , kozanın kısıtlayıcılığının ve buna karşılık kelebeğin daracık bir delikten dışarı çıkmak için gereken çabanın , Allah'ın kelebeğin bedenindeki sıvıyı onun kanatlarına göndermek ve bu sayede kozanın kısıtlayıcılığından kurtulduğu anda onun uçmasını sağlamak için seçtiği bir yol olduğuydu.

Bu gerçeği öğrendiğinde , hayat boyu unutamayacagı bir şey de öğrenmişti: Bazen , hayatta tam olarak ihtiyaç duyduğumuz şey , çabalardır. Eğer Allah , hayatta herhangi bir çaba olmadan ilerlememize izin verseydi , o zaman , bir anlamda sakat kalırdık . Olabilecegimiz kadar güçlenemezdik o zaman . Ve asla uçamazdık..

Bağlantı

August 17, 2006 - ALMAYINNNNNN LÜTFENNNNNNN...............

Kategori: karma


Sitemizde boykot edilmesi istenen ürünler tamamen sitemizi ziyaret edenler, diğer boykot sitelerinde yayımlanan veya bize mail aracılığıyla ulaştırılan ürünlerden oluşan listeyi içermektedir.
Boykot listesi ABD, İspanya, İsrail ve İngiltere dışında kalan ve İsrail ile ortaklığı bulunan firmaları da kapsamaktadır (firmaların hizmet verdiği ülke veya üretim yaptığı ülkeler dikkate alınmamıştır.)

 

 



Lütfen aldığınız ürünlerde öncelikle yerli ürünleri tercih ediniz.
En azından savaşa karşı çıkan ülkelerin ürünlerini tercih ediniz.

 



ŞİMDİ

DAHA FAZLA ÜRETİM YAPMA

VE

ÇALIŞMA ZAMANIDIR

HAYDİ TÜRKİYE

DAHA GÜÇLÜ OLMAK İÇİN
DAHA ÇOK ÇALIŞIYORUZ

 

 
 

 
 

 

 

 

 

 

Bağlantı

Mayıse 1, 2006 - AŞK ŞAKAYLA BAŞLAR....

Kategori: karma

 

 

 

 

 

 

AŞK ŞAKAYLA BAŞLAR,SORUMLULUK GETİRİR

GÖZDEN GİRER,GÖNÜLDE YAŞAR

SURETE MEYLEDENLER ZİYANDADIR

AŞK PLATONİKTİR;

SOHBETLE BAŞLAR,ZAHMET GETİRİR,

ZİHİNDEN GİRER

GÖNÜLDE YAŞAR

SİRETİNİ SÜSLEMEYENLER

YOL ŞAŞIRIR...

  

                                       MEVLANA

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bağlantı

<- :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv

Kategoriler

Arkadaşlarım

burcin
h2so4
yunusum
benimki
rindiseyda
abuhayat
ozguluntarifleri
sevgidamlalari
sessizyusuf
anadoluhaber
gulsultan
renklican
gercekyasamdan
fuadyusufoglu
islamneguzel
derinsozler
ruyaa
huzurluaile
birdirbir
yaniksevda
mondlicht
omer0625
nurislam
guzelyazi
muslumankisiligi
sonsuzlukkervani